Kenan Sofuoğlu'na acık mektubumdur.

Sevgili Kenan Sofuoğlu..


Zaman zaman benimde sana kızdığım anlar oluyor.


İster bir gazeteci, İster bir abi çağrısı de.


Sonra geçiyor kızgınlığım.


Çünkü; biliyorum ki ,naif bir yapın iyi bir kalbin var.


Niyetin çoğu zaman halisane.


Ama hep yol kazalarına uğruyorsun.


Siyasetteki acemiliğin, içi dışı bir tavrın ortaya başka bir Kenan çıkarıyor.


Ben senin içinde insan olan her şeye hassas olduğunu iyi bilirim.


Ben senin bu şehrin sorunlarını da unutmadığını bilirim.


Ama hep bir şeyleri eksik bırakıyorsun.


Anlatmadıklarınla kendini ifade edemiyorsun.


Ama ben, senle defalarca bir araya geldiğimde şehir için heyecanını gözlerimle gördüm.


Ama öylesine kabuğuna çekiliyorsun ki, sen başka algın başka.


Kabul ediyorum siyaset sana göre değil.


Aslına bakarsan senin siyasetin gücüne de ihtiyacın yok.


Siyasetin içinde değilken bile devletin en tepesi ile diyalog kapıların acıktı.


Kabul insanız insani her duygu bizim için.


Kırılıyoruz, üzülüyoruz.


Geçtiğimiz gün, Avatar Atakan ile TBMM'de idin.


Anladığımız kadarıyla önceden tanıştığın bir isim.


Sayın Cumhurbaşkanımız ile Bakanlarla görüştürdün.


Konu ne bilmiyorum.


Ama bende dahil o fotoğrafı görenler reaksiyon verdi.


Sokaktaki adam senin geçmişini unutup, benim oyumla Sofuoğlu nelerle uğraşıyor dedi.


Bu şehrin sorunlarını iletmiyor mu dedi.


Belki bizde duygusal tepki verdik.


Belki hikaye çok başka.


Ama sen konuşmadıkça, sen anlatmadıkça, sen son 2 yılını tamamlamaya çalışan biri gibi gözüküyorsun.


Ancak, sen asla bu kişilikte biri değilsin.


Konuş Kenan, anlat kendini lütfen.


Önünde koskoca 2 yıl var.


Ve bu şehirde yapılacak hizmetler.


Bu şehirde senin de çabalarınla yapılacak eserler var.


Lütfen iletişim olarak ördüğün duvarı kaldır.


Ben senin kişiliğine de insanlığına da kefilim..


Raif Ugan yazdı..