Başkan Yüce ve gözlemlerim

Bilen bilir, içimden geçenleri yazarım.


Hissettiklerimi. İnandıklarımı.


Bu şehir zor bir şehirdir.


Yüze gülen, arkadan konuşulan.


Ben netimdir..


Birini sevdiğimi de, sevmediğimi de belli ederim.


Gelelim yazıya..


Bir süredir başkan Ekrem Yüce ile görüşmemiştim.


Onun Covit 19 sonrası evde istirahati benim iş tempom bir araya geldi.


Hani diyordum ya bu şehir zor bir şehir diye.


Başkan Yüce'nin evinde istirahati esnasında neler neler konuşuldu.


Durumu çok ağır, görevi bırakır.


Yoğun bakımda...Yoğun bakımdan çıkamaz..


Böyle sürdü gitti dedikodu çarkları.


Oysa ,başkan Yüce herkes gibi bir insandı.


Etten kemikten.


Hasta olabilir, tedavi olabilir, evinde istirahat edebilirdi.


Başkan Yüce, ile uzun uzun konuştuk.


En çok dikkatimi çeken ,moralinin çok yüksek olmasıydı.


Rahatsızlığı esnasında ara verdiği o kısa süreyi kapatma telaşında.


Saniye kaybetmeden projelere odaklanmış.


İlk etapta Unkapanı ve SGK projelerinin tamamlanması için hummalı bir çalışma içinde.


Zaten kısa süre içinde tamamlanacak olan iki proje başkan'ın şehre önemli katkılarından biri olacak.


Dediğim gibi başkan Yüce, özellikle önümüzdeki 1 yıl için vitesi daha da yükseltecek.


Her gazetecinin tarzı üslubu farklıdır.


Ben hayatım boyunca şehri yönetenleri motive edecek onlara ilham verecek yazıları yazmayı seviyorum.


Bir nevi bu yol arkadaşlığında birçok güzel işin ortaya çıktığını sevinerek gördüm.


Elbette, bu bağlamda hataları eksikleri, yanlışları da söyledim, söyleyeceğim.


Ancak, gazeteci sadece eleştirmez, bazen güzel şeyler için yürümek isteyenlere omuz verir ,cesaretlendirir.


Ben uzlaşmacı, ve uzlaştırıcı bir insanım.


İnsanlar arasındaki polemikleri taşıyarak, kaşıyarak küçücük meselelerin bir çıkmaza sokulmasına aracılık etmem.


Ben Başkan Ekrem Yüce'nin şehir için güzel işlere imza atacağına inanıyorum.



Aman başkaları ne der diye ,bunu ifade etmekten de gocunmam.


Kalın sağlıcakla.


Raif Ugan yazdı..